Uluslararası kategoride proje bulunamadı!
Diyabetik nefropati tanılı böbrek biyopsilerinde miRNA-342 ve SOX6 ekspresyonlarının diyabetik nefropati sınıflaması, prognostik histomorfolojik parametreler ve laboratuvar bulguları ile korelasyonu
Diyabetik nefropati (DN) diyabet hastalarının yaklaşık %40’ında görülen ve kronik böbrek hastalığının başlıca nedenlerinden biri olan mikrovasküler bir komplikasyondur. Diyabetik nefropatinin seyri ilk olarak 1983’te Mogensen ve arkadaşları tarafından erken hipertrofi-hiperfonksiyon, klinik bulgu olmadan glomerüler hasar, DN başlangıcı, aşikar DN ve son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) olmak üzere 5 evre olarak tanımlanmıştır. SDBY bu sürecin en belirgin sonucu olarak karşımıza çıkar ancak hastaların çoğu, böbrek transplantasyonu tedavisi şansına bile erişemeden kardiyovasküler hastalıklar ve enfeksiyöz nedenlerden dolayı kaybedilmektedir. Bu mikrovasküler komplikasyon, tip 1 diabetes mellituslu (DM1) hastaların yaklaşık % 30'unda ve tip 2 diabetes mellituslu (DM2) hastaların yaklaşık % 40'ında gelişir. Böbrek biyopsisi DN tanısının altın standardı olmasına rağmen, böbrek tutulumu olan diyabetik hastaların çoğuna biyopsi yapılmamaktadır. Böbrek biyopsisi için uygun standartları kullanarak böbrek dokusunu değerlendirmek önemlidir. Diyabetin başlangıcından itibaren 5. yıl gibi erken bir zamanda gelişen diffüz mezengial genişleme, ışık mikroskobu ile gözlemlenebilir en erken değişikliktir. Mevcut tedavilere rağmen, DN gelişim riski ve hastalığın prognozunun belirlenememesi açısından hala risk mevcuttur ve bu nedenle, DN’li hastaların prognozunu iyileştirmek için acilen yeni tanı ve tedavi yöntemlerine ihtiyaç vardır. Bu amaca ulaşmak için yeni biyomarkerların belirlenmesi, klinik olarak ilgili önemli mekanizmaları değerlendiren klinik çalışmaların tasarlanması ve tedavide böbreğe özgü hastalık mekanizmalarını (glomerüler hiperfiltrasyon, inflamasyon ve fibrozis) hedefleyen terapötik ajanların geliştirilmesi gerekmektedir. Güncel araştırmalar arasında en popüler olan biyomarkerlar ise microRNA(miRNA)’lardır. MiRNA’lar non-coding RNA (ncRNA) ailesindendir. Genomumuzda protein kodlamayan ncRNA’ların, protein kodlayan RNA’lardan daha fazla sayıda ve fonksiyonel olduğu görülmüştür. NcRNA’lar ise 200 nükleotidden daha kısa serilerden oluşan miRNA ve sirküler RNA(circRNA)’ları içeren küçük ncRNA’lardan ve daha büyük serilerden oluşan long non-coding RNA(lncRNA)’ları içerirler. DN‘li hastalarda ve hayvan deneyleriyle yapılan son çalışmalarda ncRNA’ların nefropati gelişiminin erken basamaklarında etkisi olduğu gösterilmiştir. Bu mekanizmaları ortaya çıkarmak ve başka laboratuvar bulguları ile ilişkilendirmek hastalığın sınıflandırılmasında ve prognozunu belirlemede fayda sağlarken hastaların klinik yönetimi ve tedavisini de düzenlemeye yardımcı olacağı için önem taşımaktadır. DN’li böbrek dokularında miRNA‑342 ekspresyonu azalırken SOX6'nın ekspresyonunun arttığını gösteren çalışmalar bunlar arasında en güncel ve popüler olan çalışmalar arasındadır, biz de çalışmamızda bu iki gene ait genetik ve immünhistokimyasal değerlendirme sonuçları, hastalara ait klinik ve laboratuvar bulguları ve patoloji raporlarındaki histomorfolojik parametreler ile birlikte karşılaştırmalı olarak değerlendirilecektir. Çalışmamızda amacımız değerlendireceğimiz miR ‑ 342 ve SOX6 ekspresyonlarının, DN tedavisinde yeni bir terapötik hedef olarak hizmet edebileceği gibi, hastalığın sınıflaması ve prognozunun belirlenmesindeki önemini ortaya koyacaktır.
17.05.2021 – GÖZDE ARSLAN, YASEMİN YUYUCU KARABULUT
Mikozis Fungoides Tanısında Dermoskopi aracılığıyla yeni bir teşhis yöntemi: Derin Öğrenme
Mikozis Fungoides Tanısında Dermoskopi aracılığıyla yeni bir teşhis yöntemi: Derin Öğrenme
01.09.2024 – 01.08.2025 YASEMİN YUYUCU KARABULUT, ÜMİT TÜRSEN, FADİME EDA GÖKALP SATICI
Tip 2 Papiller Böbrek Hücreli Karsinom Tanılı Olgularda FH ve 2SC Ekspresyonunun Değerlendirilmesi ve Fumarat Hidrataz Eksikliği Gösteren Böbrek Hücreli Karsinom Tanısı Almaya Aday Olguların Araştırılması
Tip 2 Papiller Böbrek Hücreli Karsinom Tanılı Olgularda FH ve 2SC Ekspresyonunun Değerlendirilmesi ve Fumarat Hidrataz Eksikliği Gösteren Böbrek Hücreli Karsinom Tanısı Almaya Aday Olguların Araştırılması
01.01.2024 – 22.12.2024 YASEMİN YUYUCU KARABULUT, MUSTAFA CENGİZ YAKICIER, FADİME EDA GÖKALP SATICI
Diyabetik Nefropati Vakalarına ait Native Böbrek Biyopsilerinde SOX6 Gen Ekspresyonunun Klinik ve Histomorfolojik Bulgular ile Korelasyonu
---
20.04.2023 – 20.10.2024 YASEMİN YUYUCU KARABULUT, MUSTAFA ROBİN Kara
Tip 2 Papiller Böbrek Hücreli Karsinom Tanılı Olgularda FH ve 2SC Ekspresyonunun Değerlendirilmesi ve Fumarat Hidrataz Eksikliği Gösteren Böbrek Hücreli Karsinom Tanısı Almaya Aday Olguların Araştırılması
Tip 2 Papiller Böbrek Hücreli Karsinom Tanılı Olgularda FH ve 2SC Ekspresyonunun Değerlendirilmesi ve Fumarat Hidrataz Eksikliği Gösteren Böbrek Hücreli Karsinom Tanısı Almaya Aday Olguların Araştırılması
01.03.2024 – 01.10.2024 YASEMİN YUYUCU KARABULUT, FADİME EDA GÖKALP SATICI, MUSTAFA CENGİZ YAKICIER
Meme ve Over Kanseri Hücrelerine Karşı Nanopartiküllerin in Vitro Olarak Antikanser Etkinliklerinin İncelenmesi
Meme kanseri, tüm dünyada en sık görülen ikinci kanser olmakla beraber kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür. Günümüzde meme kanseri, birçok hastanın ve hasta yakınının yaşam kalitesini, ekonomisini etkileyen ve sağlık hizmetlerini de önemli bir biçimde sarsan, çok hızlı yayılabilen önemli bir hastalıktır. Meme kanserinin tedavisi hastalığın evresi ile ilgilidir. Günümüzde meme kanseri tedavisinde; cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, endokrin tedavi gibi farklı birçok yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemler en yaygın kullanılan kemoterapi kanser tedavisi yöntemleri arasında yer alsa da yan etkileri açısından önemli eksiklikler taşımaktadırlar. Bundan dolayı kansere karşı yeni tedavi yöntemleri geliştirmek önem arz etmektedir. Bu yan etkilerin üstesinden gelmek için, son zamanlarda, nanotıp aracılı modalitelerin, aktif/pasif hedeflemeleri, yüksek çözünürlük/biyoyararlanımları, biyouyumlulukları ve çok işlevli olmaları nedeniyle kanser tedavisinde çok ilgi görmektedir. Çinko oksit nanopartikülleri (NP'ler), boya, yüzey kaplama ve kozmetik gibi endüstriyel ürünlerde sıklıkla kullanılmaktadır. ZnO, son zamanlarda biyolojik ve biyomedikal alanlarda da kullanılmaya başlanmıştır. Bundan dolayı çalışmamızda saf ve Mn katkılı ZnO nanopartikülleri hidrotermal yöntemle sentezlenerek, A 2780 over kanser hücre hattı,ER+ (MCF-7), ER- insan meme kanseri hücre hattı (MDA-MB-231) ve normal insan fibroblast hücre hattı (BJ-5ta) sitotoksisite, apoptoz, hücre döngüsü, Notch sinyal yolağı ve ultrastrüktürel yapı üzerindeki olası etkilerini araştırmak için yapılacaktır. Böylece hangi konsantrasyondaki metal katkılı nanopartikülün meme kanseri tedavisinde etkili olup olmadığı tespit edilip, ileriki çalışmalarda hayvan deneyleri için ön hazırlıklar yapılmış olacaktır. Bu çalışma sonucunda bilimsel çalışma alanına yeni ilaç adaylarını kazandırılması ve bu ilaç adaylarının ülkemizde üretilmesi ile ekonomimize de katkı sunması beklenmektedir.
28.06.2021 – 28.06.2024 SELMA ERAT, AHMET DAĞ, EMEL SEZER, YASEMİN YUYUCU KARABULUT, TOLGAY TUYAN İLHAN, FURKAN AYAZ, SAADET YILDIRIMCAN, ŞEVKİ GÖKSUN GÖKULU, DERYA YETKİN
Col 6A1, MALAT1 ve PD1 ekspresyonlarının ileri evre ve Fhurman nükleer derecesi yüksek renal hücreli karsinomlarda prognostik belirteç olarak kullanımı ve yeni tedavi yaklaşımlarına katkısı
Genel Bilgiler*: Renal hücreli karsinom (RCC) tüm kanserlerin yaklaşık % 2 -3%’ ünü oluşturmaktadır (1). En önemli prognostik faktörler, tümör boyutu, histolojik alt tip, nükleer grade, tümörün lokal yayılımı ve tanı anında metastatik hastalık mevcudiyetidir (2). Tanı ve tedavi stratejilerinde yeni gelişmelere rağmen ileri evre ve metastatik RCC hastalarının prognozu halen kötüdür. RCC’nin etyolojisi ve tedavi duyarlılığın aydınlatilabilmesi için moleküler mekanizmaların ve bazı biyolojik belirteçlerin belirlenebilmesi gereklidir (1). Kollojen 6 mikrofilomentler arasında bir ağ oluşturarak hücreler için yapısal destek sağlayan önemli bir ekstrasellüler matriks proteindir (3). Aynı zamanda hücre apopitozunu düzenleyen yolaklarda tetikleyici sinyal olarak rol alır. İnflamasyonda ve tümör progresyonunda etkindir (4). Günümüzde Col6A1’in yüksek ekspresyonunun birçok tümör için metastatik potansiyeli arttırdığını bilmekteyiz. Ancak RCC prognozu üzerine etkisi henüz bilinmemektedir (1). MALAT 1, kanser gelişiminde mekanizması net olarak bilinmese de potansiyel kanser biyo belirteçi olarak bilinmektedir (5). Akciğer kanseri, pankreas kanseri ve servikal kanser tümörogenezinde etkin rolü olduğu bilinmektedir, ancak renal hücreli karsinomlardaki rolü halen net değildir (6). PD1 ekspresyonunun farklı tümörlerde klinik cevap ve prognoz ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalarda metastatik malign melanom hastalarında, nonskuamoz akciğer kanserlerinde PD1 ekspresyonu klinik yanıt ve mortalite ile ilişkili bulunmuştur. Ancak skuamöz hücreli akciğer karsinomu, RCC hastalarında PD1 ekspresyonu ile prognoz oranında ilişki bulunamamıştır. Ancak bu konudaki veriler yeterli değildir (7). Bir çok tümörün prognozu ile ilişkilendirilen Col6A1, MALAT1 ve PD1 immünohistokimyasal belirteçlerinin ileri evre ve Fhurman nükleer derecesi yüksek Renal Hücreli Karsinomlar’daki ekspresyonu ile ilgili yeterli klinik ve patolojik çalışma bulunmamaktadır. Bu alanda yapılacak yeni çalışmalar bu antikorların prognostik belirteç olarak kullanılabilme potansiyelini ve yeni tedavi yaklaşımlarına katkısını belirlemede faydalı olacaktır.
03.07.2017 – 20.03.2023 YASEMİN YUYUCU KARABULUT, MELTEM ÖZNUR, HAVVA SERAP TORU, MURAT BOZLU, DEMET ETİT
Erken dönem mikozis fungoides olgularının tanısında interlökin 12'nin rolünün araştırılması
22.11.2019 – 16.08.2022 BEGÜM ÜNLÜ, KIYMET İNAN, YASEMİN YUYUCU KARABULUT
Ratlarda Oluşturulan İntraabdominal Adezyon Üzerine Mesnanın Etkisi
Ratlarda Oluşturulan İntraabdominal Adezyon Üzerine Mesnanın Etkisi
15.03.2019 – 02.03.2022 MUSTAFA BERKEŞOĞLU, YASEMİN YUYUCU KARABULUT
IS IT POSSİBLE THAT C4d IMMUNOHISTOCHEMICAL STAINING BE THE FORECAST OF FOCAL SEGMENTAL GLOMERULOSCLEROSIS DISEASE?
25.11.2020 – 22.12.2021 YASEMİN YUYUCU KARABULUT, KENAN TURGUTALP, AHMET ALPER KIYKIM, SERAP DEMİR, ZEYNEP EBRU ESER
Topical Application of High-Dose Mesna Prevents Adhesion Formation: An Experimental Animal Study
01.04.2019 – 01.07.2021 MUSTAFA BERKEŞOĞLU, YASEMİN YUYUCU KARABULUT
C4D İMMUNOHİSTOKİMYASAL BOYANMASI FOKAL SEGMENTAL GLOMERULOSKLEROZ HASTALIĞININ ÖNGÖRÜCÜSÜ OLABİLİR Mİ?
C4D NİN FSGS VE MCD AYIRICI TANISINDA KULLANIMI
22.10.2020 – 22.04.2021 KENAN TURGUTALP, ÖZGE AĞTAŞ MISTIK, YASEMİN YUYUCU KARABULUT, AHMET ALPER KIYKIM, ESRA AKÇALI, SERAP DEMİR, ZEYNEP EBRU ESER