"ReVCitReScArCe - Researchers' Night for Citizens & Researchers' Meeting for Science and Art Centers
HORIZON-MSCA-2023-CITIZENS-01-01: European Researchers' Night and Researchers at Schools
12.02.2024 – 12.12.2024 YASEMİN SALKIN
Temporomandibular Eklem Disfonksiyonu Olan Bireylerde Kinezyolojik Bantlama ve Egzersizin Etkisi
Özet Temporomandibular eklem disfonksiyonu (TMD), çene eklemi ve çevresindeki kasları etkileyen, ağrı ve fonksiyonel kısıtlılıkla karakterize, genç yetişkinlerde sık görülen kompleks bir klinik tablodur. Etiyolojisi multifaktöriyel olup, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkilemektedir. Konservatif tedavi yaklaşımları arasında fizyoterapi ve rehabilitasyon programları önemli bir yer tutmaktadır. Kinezyolojik bantlama, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında ağrı, eklem hareket açıklığı ve fonksiyonel kapasite üzerine olumlu etkileri gösterilmiş non-invaziv bir yöntem olmasına rağmen, TMD’li bireylerde egzersiz programına ek olarak uygulandığında etkinliğini inceleyen çalışma sayısı sınırlıdır. Bu projenin amacı, temporomandibular eklem disfonksiyonu olan bireylerde dört hafta süreyle uygulanan standart egzersiz programına eklenen kinezyolojik bantlamanın, yalnızca egzersiz programına kıyasla ağrı düzeyi, maksimal eklem hareket açıklığı, çene fonksiyonları, depresyon semptomları ve uyku kalitesi üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışma, randomize kontrollü deneysel bir tasarıma sahip olup, Mersin Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda yürütülecektir. Fonseca Anamnestik İndeksi puanı 20 ve üzerinde olan, 18-65 yaş arası TMD’li gönüllü öğrenciler arasından, power analizi sonucunda belirlenen 36 kişilik örneklem (her grup için 18 kişi) çalışmaya dahil edilecektir. Katılımcılar rastgele olarak iki gruba ayrılacaktır: Egzersiz + Kinezyolojik Bantlama Grubu ve Sadece Egzersiz Grubu. Her iki gruptaki katılımcılara dört hafta boyunca evde uygulanacak standardize edilmiş bir egzersiz programı verilecektir. Deney grubuna ek olarak, temporomandibular bölgeye sertifikalı bir fizyoterapist tarafından kinezyolojik bantlama uygulanacaktır. Çalışmanın bağımsız değişkeni uygulanan tedavi protokolü (egzersiz + kinezyolojik bantlama vs. sadece egzersiz) iken, bağımlı değişkenler ağrı düzeyi (Vizüel Analog Skala - VAS), maksimal eklem hareket açıklığı (gonyometre), çene fonksiyonları (Çene Fonksiyonel Sınırlılık Ölçeği), depresyon semptomları (Beck Depresyon Ölçeği) ve uyku kalitesi (Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi) olacaktır. Tüm değerlendirmeler başlangıçta (tedavi öncesi) ve dört haftalık tedavi programının sonunda (tedavi sonrası) yapılacaktır. Bu projenin sonuçları, genç yetişkinlerde sık görülen TMD’nin konservatif tedavisinde kinezyolojik bantlamanın egzersiz programına eklendiğinde ortaya çıkan etkilerini nicel olarak ortaya koyacaktır. Elde edilecek bulguların, klinik karar verme süreçlerinde ve fizyoterapi uygulamalarının planlanmasında kanıta dayalı yaklaşımlara katkı sağlaması ve TMD’li bireyler için daha etkili tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine yol göstermesi beklenmektedir.
06.07.2026 – YASEMİN SALKIN, Tuğba Büyükdoğan
Yaşlı bireylerde düşme prevelansı ve ilişkili faktörler: Bir huzurevi örneği
Yaşlı nüfusun giderek artmasıyla birlikte düşmeler, geriatrik bireylerde morbidite ve mortalitenin en önemli nedenlerinden biri haline gelmiştir. Düşmeler, bireyin bağımsızlığını kaybetmesine, yaralanmalara, yaşam kalitesinin bozulmasına ve bakım maliyetlerinin artmasına yol açmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 60 yaş üzeri bireylerde düşmeler kazara yaralanmaya bağlı ölümlerin ikinci en yaygın nedenidir ve her yıl milyonlarca yaşlıyı etkilemektedir. Özellikle huzurevlerinde yaşayan yaşlılarda düşme sıklığı kendi evinde yaşayan yaşlı bireylere göre anlamlı derecede yüksektir. Erdemli Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi özelinde, düşme prevalansı ve ilişkili risk faktörlerine ilişkin güncel, yerel veri bulunmamaktadır. Bu nedenle proje, huzurevi yaşayan 65 yaş ve üzeri bireylerde düşme prevelansını belirlemeyi ve düşme riskini artıran faktörleri tanımlamayı amaçlamaktadır. Bu tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki araştırmanın evrenini, kurumda yaşayan 65 yaş ve üzeri bireyler oluşturacaktır. Veriler, yüz yüze görüşme yöntemiyle Demografik Bilgi Formu, Mini Mental Durum Değerlendirmesi, Zamanlı Kalk ve Yürü Testi, Geriatrik Depresyon Ölçeği ve Mini Nutrisyonel Değerlendirme Testi gibi objektif ölçümler ile toplanacaktır. Bulgular SPSS paket programı ile değerlendirilecek; tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız değişkenlerle düşme öyküsü arasındaki ilişkiler uygun parametrik ve nonparametrik testler aracılığıyla incelenecektir. Proje sonucunda huzurevinde düşme sıklığı, risk profili ve ilişkili faktörler belirlenerek kurumun kendi risk haritası çıkarılacaktır. Bulgular, düşme riskinin erken tespitine ve önleyici stratejilerin geliştirilmesine yönelik somut öneriler sunacaktır. Ayrıca elde edilen sonuçların bilimsel bir makale olarak yayımlanması ve huzurevi çalışanlarıyla paylaşılması planlanmaktadır. Böylece bakım personelinin farkındalığı artırılarak yaşlı bireylerin güvenliği ve yaşam kalitesi desteklenecektir. Projemizin, huzurevi temelli koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine katkı sunmasının yanında, ülkemizde yaşlı sağlığının korunmasına ve düşme önleme programlarının güçlendirilmesine de bilimsel zemin oluşturması hedeflenmektedir.
06.07.2026 – YASEMİN SALKIN, BERFİN OZMUŞ
Sağlık Programlarında Öğrenim Gören Üniversite Öğrencilerinde Bel Okulu Programının Etkisi
Bu projede Mersin Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören öğrencilere bel sağlığı eğitimi verilerek bu eğitimin ağrı, vücut farkındalığı ve yaşam kalitesi üzerine etkileri araştırılacaktır. Planlanan proje, bel ağrısı yaşayan öğrencilere bel sağlığını korumayı öğretecek, bel bölgesi kaslarını kuvvetlendirerek vücut farkındalığı yaratacak ve öğretilen egzersizlerle ağrılarını azaltmayı hedefleyen kapsamlı bir eğitim programını hedeflemektedir. Bu programda, öğrencilere bel mekaniğinin öğretilmesi, bel problemlerine neden olan faktörlerin anlatılması, tedavi yaklaşımlarının amaçlarının açıklanması, günlük yaşamda omurganın nasıl doğru kullanılacağına yönelik teorik ve uygulamalı bir içerik bulunmaktadır. Projede sınıf içerisinde görsel sunum ile teorik bel sağlığı eğitimi (40 dakika) ve ardından 12 haftalık (haftada 1 gün 30 dakika) egzersiz eğitimi verilecektir. Proje kapsamında uygulanan bel okulu programının öğrenciler üzerine etkilerini ölçmek için üç farklı ölçek kullanılacaktır. Bu ölçekler, "Mc Gill Ağrı Ölçeği (kısa form)", "Vücut Farkındalığı Anketi" ve "SF-12 Yaşam Kalitesi Ölçeği"dir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS paket programı kullanılacaktır. Verilerin normal dağılımı ve varyans homojenliği kontrol edildikten sonra, parametrik veya nonparametrik testler uygulanacaktır. Anlamlılık düzeyi için p <0,05 kabul edilecektir. Bu proje, bel ağrısı yaşayan öğrencilerin düzenli egzersiz programıyla bel sağlıklarını destekleyerek yaşam kalitelerini artırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, projenin başarısını değerlendirmek için objektif ölçütler kullanılacak ve elde edilen veriler doğrultusunda geleceğin sağlık profesyonellerinin omurga sağlığının sürdürülmesi sağlanacaktır.
12.04.2025 – 05.07.2026 YASEMİN SALKIN, Sultan CENGİZ
Emekli Evlerinde Yaşlılara Uygulanan Meşguliyet Terapisinin Yaşam Kalitesi, Yaşam Doyumu ve Mutluluk Üzerine Etkisi: Mersin Örneği
Dünya nüfusu giderek yaşlanmakta ve Türkiye'de bu etkiden uzak kalamamaktadır. TÜİK 2023 verilerine göre Türkiye'de toplam nüfusun 10,2'si 65 yaş üstündedir. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içinde %10'u geçmesi nüfusun çok yaşlandığının bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden Türkiye de küresel yaşlanma süreci olarak gösterilen "demografik dönüşüm" sürecine girmiştir. TÜİK illere göre yaşlı nüfus oranları raporuna bakıldığında, Mersin'de toplam nüfus 1.916.432 olarak görülürken; yaşlı nüfusu sayısı 195.623'tür. İlgili TÜİK raporuna göre Mersin özelinde yaşlı nüfus, toplam nüfusun %10'unu geçmiştir (TÜİK:2023). Yaşlı bireylerin karşılaştığı bu zorlukları hafifletmek; aktif ve sağlıklı bir yaşlanma sürecini yaşamak için yerel yönetimler eliyle emekli evleri açılmıştır. Mersin'de emekli evlerinin gösterilen faaliyetleri arasında sistematik olarak sağlıklı ve kaliteli yaşamı ele alan faaliyetler görülmemektedir. Nüfusun değişen yapısına karşın toplumdaki yaşlı bireylere yönelik hizmetlerin çeşitliliğini ve niteliğini arttıracak faaliyetlere ihtiyaç duyulmaktadır. Projenin odağı Mersin emekli evlerine üye olan yaşlıların sağlıklı ve kaliteli yaşamıdır. Yaşlıları sağlıklı ve kaliteli bir yaşama kavuşturmak için dünyada meşguliyet terapileri uygulanmaktadır. Bu terapiler yaşlıların günlük yaşam, mutluluk ve yaşamdan doyum noktasında tekrar fonksiyonlarını kazanmada etkili olmaktadır. Proje, takip edilecek yöntem çerçevesinde Mersin'de emekli evi üyesi yaşlılara uygulanacak meşguliyet terapisinin, yaşlıların yaşam kalitesine etkileri araştırılacaktır. İlgili araştırma daha önce emekli evlerinde yapılmadığından özgün bir değer taşımaktadır. Meşguliyet terapilerinin huzurevlerinde ve farklı yaşlı bakım evlerinde örnekleri bulunmaktadır ancak emekli evi üyeleri kurum bakımında kalan yaşlılara göre mobilize ve daha aktiftir. Bu nedenle meşguliyet terapilerini çeşitlendirmek ve farklı mekanlara taşımak bir yenilik olarak görülmektedir. Aynı zamanda proje Mersin Büyükşehir Belediyesi emekli evlerinde yürütüleceğinden daha önce çalışılmamış bir alana tekabül etmektedir. Projenin çıktıları olumlu olarak sonuçlanırsa emekli evi faaliyetlerini yeniden şekillendirecek ve Mersin'de ikamet eden yaşlıların yaşam kalitesi, yaşam doyumu ve mutluluklarında artış gözlemlenecektir.
26.03.2024 – 11.03.2025 YASEMİN SALKIN, FİKRİYE SEVİM