Uluslararası kategoride proje bulunamadı!
Obsesif Kompulsif Bozukluk Tanılı Hastalarda Serum Lipokalin-2 Düzeyinin Bilişsel İşlevlerle İlişkisi Ve Sağlıklı Gönüllüler İle Karşılaştırılması

ÖZETObsesif kompulsif bozukluk (OKB); obsesyon(takıntı) ve kompulsiyonlarla(zorlantı) seyreden, genel popülasyonda yaklaşık %2.5-3 oranında görülen ruhsal bir bozukluktur.(1) Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabının (DSM-5) beşinci baskısında, ilgili bozukluklarla birlikte OKB, artık anksiyete bozuklukları kapsamında ele alınmayan özerk bir durum olarak kabul edilmiştir (APA, 2014). Obsesyonların ve kompulsiyonların bulunması ile karakterizedir. Obsesyon terimi, genellikle kişinin iradesine karşı bilince giren bir fikri, düşünceyi, kelimeyi, anıyı, hissi, dürtüyü veya zihinsel bir görüntüyü ifade eder. Tipik olarak belirgin bir endişe veya sıkıntıya neden olur. Kompulsiyon ise, hastanın obsesyonu nötralize etmek amacı ile yaptığı, obsesyona tepki olarak yapmak zorunda hissettiği bir dürtü veya davranış olarak tanımlanır. Bu davranışlar genellikle önlemeleri veya etkisiz hale getirmeleri beklenen şeylerle gerçekçi bir şekilde bağlantılı değildir veya açıkça aşırıdır. OKB tanısı konulabilmesi için obsesyonlar ve/veya kompulsif davranışların önemli derecede öznel sıkıntıya yol açması, günün önemli bir bölümünü (örneğin günde en az bir saat) tüketmesi veya sosyal ve iş uyumunu engellemesi gerekir (APA, 2014).OKB iş gücü kaybına yüksek oranda sebep olan rahatsızlıklar içinde yer alır. Çok sayıda kanıt hastalarda bilişsel alanlarda da bozulmalar olduğunu ortaya koymaktadır. OKB ile ilgili olarak sıklıkla araştırılan bilişsel işlevler görsel bellek, yürütücü işlev, sözel akıcılık ve sözel bellektir. OKB'li bireylerin dikkati uyaranların bir yönünden diğerlerine kaydırmada, sınırlı bir süre içinde kelime üretmede ve sözlü bilgileri hatırlamada zorluklar yaşadıkları gözlemlenmiştir.(2)OKB'nin birinci basamak tedavisi, serotonin (5-HT) sisteminin patofizyolojisindeki veya bilişsel, davranış alanlarındaki kritik rolü göz önüne alındığında, seçici serotonin (5-HT) geri alım inhibitörlerine (SSRI'lar), trisiklik antidepresan ilaçlara(TCA) ve bili...

16.11.2021 – 15.05.2025 BURAK GÜRBÜZ, ŞADİYE VİSAL BUTURAK, ÜÇLER KISA

Tamamlandı Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi Araştırmacı

Bipolar Afektif Bozukluk Tanılı Hastaların Serum Galektin-3 ve S100-B Düzeyleri ile Duygu Düzenleme, İşlevsellik ve Bilişsel Fonksiyonlarının Sağlıklı Gönüllülerle Karşılaştırılması

* Duygulanım (afekt) bireyin iç ve/veya dış uyaranlara, olaylara, anılara, düşüncelere nesnel olarak gözlenebilen neşe, öfke, üzüntü, kin, nefret, sıkıntı şeklinde duygusal tepki ile katılabilme yetisidir. Duygudurum ise öznel olarak kişinin kendisini nasıl hissettiğini yansıtır. İnsanda normal duygudurum (ötimi), taşkın duygudurum (öfori), çökkün duygudurum (deprese) ve sıkıntılı/tedirgin duygudurum (disfori) olmak üzere 4 ana başlık altında sınıflandırılabilir (1,2).* Bipolar afektif bozukluk; mani, depresyon ya da karma epizod dönemleri ile karakterize, genellikle erken erişkinlik döneminde başlayan, tekrarlayan hastalık dönemleriyle seyreden ve bu dönemler arasında da kişinin ötimik ya da işlevselliğinin etkilenmediği eşik altı belirtilerle seyredebilen kronik bir rahatsızlıktır. Mani ya da karma epizod sonrası bu tanı konulabilir. Yineleyen özellikte olan bu rahatsızlık, ilerleyen süreçte yeti yitimine sebep olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, bipolar afektif bozukluğu işlevsellikte kayba neden olan hastalıklar arasında sekizinci sırada göstermiştir (3). Yaşam boyu prevelansı yaklaşık %1 dir. Son çalışmalara göre bipolar spektrum bozukluğu olarak değerlendirildiğinde toplumun %6'sını etkilediği gösterilmiştir (4).* Bipolar bozukluk tanısı ile ilgili olarak uzun süredir çeşitli araştırmalar yapılmasına karşın geliştirilebilen herhangi bir laboratuar testi bulunamamıştır. Tanı klinik olarak konulmaktadır. Tanı için en sık APA tarafından hazırlanan DSM ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan uluslararası tanı sınıflama sistemi olan ICD kullanılmaktadır. 2013 yılında son versiyonu olan DSM-V 'in yayınlanması ile tanıda bazı değişiklikler olmuştur (5). DSM-V'de, daha önceki DSM'lerde duygudurum bozuklukları başlığı altında yer alan bu hastalıkları, farklı olarak "iki uçlu ve ilişkili bozukluklar" ile "çökkünlük bozuklukları" olarak 2 ayrı tanı grubunda sınıflamıştır (1).* Bipolar I bozukluk: Bipolar I Bozukluk tanısı koyabilmek için DSM-V&#...

16.11.2021 – 15.05.2023 ŞADİYE VİSAL BUTURAK, ERCAN TEKİN, ÜÇLER KISA

Tamamlandı Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi Araştırmacı

Bipolar Bozuklukta Optik Koherens Tomografi İle Nörodejenerasyonun Gösterilmesi

07.12.2018 – 07.06.2020 ŞADİYE VİSAL BUTURAK, NESRİN BÜYÜKTORTOP GÖKÇINAR

Tamamlandı Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi Araştırmacı

Bipolar Bozukluğu Olan Hastalarda Metabolik İndeks

19.07.2016 – 19.07.2019 HAKAN BOYUNAGA, ŞADİYE VİSAL BUTURAK, NERMİN DİNDAR BADEM, GAMZE ÇELİKELOĞLU

Tamamlandı Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi Araştırmacı

Bipolar Hastada Atağın Başlayacağı Ötimik Dönemde Yapılan Fonksiyonel Görüntülemeyle Yordanabilir Mi

26.06.2014 – 06.06.2018 ŞADİYE VİSAL BUTURAK

Tamamlandı Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi Yürütücü

Bipolar Hastalarda Atak ve Ötimik Dönemlerde Yapılan Fonksiyonel Görüntülemeyle Tedaviye Yanıt Yordanabilir Mi?

26.06.2014 – 26.06.2017 ŞADİYE VİSAL BUTURAK, GAMZE ÖZÇİÇEK, ORHAN MURAT KOÇAK, HATİCE ÖZDEMİR REZAKİ, MİKAİL İNAL

Tamamlandı Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi Yürütücü

Obsesif kompulsif bozuklukta eylemin görünüş ekine ait aktivitenin fMRI ile değerlendirilmesi

KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ 30.12.2012 – 15.01.2016

Tamamlandı Yükseköğretim Kurumları tarafından destekli bilimsel araştırma projesi Araştırmacı

Diğer kategoride proje bulunamadı!